Biliyorum,
Çok uzun zaman oldu,e ancak
anlayamadım daha hala nereye geldiğimi...
Evet Sayın Okurlarım,
ÖSYM'nin dağıtımı sonucu Çanakkale 18 Mart Üniversitesi EZİNE MESLEK YÜKSEK OKULU'NU kazandım...
Çoğu insan " aa,ne güzel Çanakkale'yi kazanmışsın" diyor ama içi beni dışı sizi yakar hacılar..
Yok böyle bir yer,her pislik Ezine'de,İlçe değil köy burası..Afedersiniz göt korkusuna akşamları çıkıp gezemiyorsunuz..Öte yandan öğrenci olduğunuzu öğrendiklerinde dayıyolar arkanıza kazığı,10 tl lik gömlek 25, 50 kuruşluk su 75 kuruş..
Maşallah yani maşallah..
Okul ayrı bir konu zaten,daha ikinci haftadan kapıştık sayılır..
Enayimiyim ben;not tutarken ellerin terlesin,arkada diğerleri makara yapsın,sen hocanın ağzından ne çıkıyo diye pür dikkat kesil,sonra çocuğun biri gelsin senden not istesin..Var mı öyle ?
Sonra mevzu yapılır,ama beni daha tanımadılar,gerçi mesele unutuldu,ama ben onları beni tanıdıktan sonra görücem..
Daha geçen gün kököz(Bknz: Recep ivedik ifadesiyle "fok balığı"gibi konuşan) kız tek başımayken yanıma gelip "sen ne kadar sessiz bir insansın,kendi halindesin"diye muhabbet kurmaya çalışmış,tabi beni yurtta görse aynı şekilde konuşurmuydu bilemem
Gelelim yurda...
Yurt Ezine'de daha yeni,iki nişanlı iş başında..
Kız buranın yerlisi,nişanlısı Balıkesirli Arnavut..
Tahmin edebilirsiniz ki benim için kömür içinde elmas bulmaya benzedi :D
Yurt ortamı harika zaten,ilk haftalar gayet güzelken artık çatlak sesler çıkmaya başladı
Yediğimiz lokmaların başkaları tarafından sayıldığını öğrenmemiz olsun,bazı hayvanların üst katta depişmesi olsun,hepsi var yani anlayacağınız üzere..
Artık çoğu insan sıkılmış durumda,ne yapsak ne yapsak diye dolanmaktalar ortalıkta..
Artık o güzel günlerin kaldığına pek inanmıyorum,kısacası cicim ayları geçti...
O değilde İzmir'de 8.BALKANLILAR HALK OYUNLARI FESTİVALİ yapılmış ve benim haberim olmamış..Gelde ağlama,gelde ağlama..
Her şey üstüte valla yaa..yeminle kaçıp gidesim var buralardan,Allah'tan yurt ortamı iyi de,fazla sıkılmıyorum..
Okulda halkoyunları topluluğu yok!..Ne yapacım ben şimdi..Müzik topluluğuda yok..Tiyatro var,ondan da sıkıldım artık..
Bayram geldi gelecek..Hala bi şalvarım yok..Ne giyecem ben...Telaş üstüne telaş..
Bulgaristan'dan,Kosova'dan,Bosna'dan,Karadağ'dan,Arnavutluk'tan gelen akrabalar var...Hepsi Makedonya'da toplanacak,e bende gidiyorum :D
Her şey bir yana ne yapcağımı gerçekten bilmiyorum..Kafamı alıp gidesim var,çatlıyorum sıkıntıdan..
Ne yapam,ne yapam,ne yapam diye düşünmekten saçımın teli beyazlamış len...
Ya o değilde ben bayramda ne giyicem..
Lan bana baaaaaakkk ailenin soyunu ben sürdürcem...Erkek kısmının istediği yapılmalı derdi halam :D
"Feridee,Bana Şalvar Diktircen Miiiiii :D"
Bak Rica Ediyorum Sadece...
Hiyyyy,Estağfurullah ne Emretmesi :D Hadi Sendeee :D
Sayfalar
10 Ekim 2012 Çarşamba
6 Ağustos 2012 Pazartesi
Aaa ! Nerden Çıktın Kız Sen ?
Biz onu sessiz ve sakinliğiyle tanıdık..Ona dair eskilerden bir kaç anım var,okuduğunda "sen nerden hatırlıyosun,ben hatırlamıyorum bunları"demesi olasıdır..
1.Sınıfta korkuyla başladım okula,her sınıf arkadaşım gibi sabahın körgözünde okula gitmek vardı,sıkılmıştım bundan..
Pek muhabbetimiz yoktu,ona dair hatırladığım ilk anı,hayat bilgisinde okuma parçasını okuyorduk sessizce,tüm sınıfta çıt çıkmıyor derken Dilek'in mırıldanışları bozuyordu sessizliği...
Öğretmenimiz kalkıp "öyle değil Dilek gözünle okucaksın böyyyle(öğretmenimiz bu sırada gözlerini açmış kitapta gezdirmekteydi :D)"hatırladığım ilk anı bu şekildeydi..
Çok sessizdi,sakindi...
Okuma bayramıydı..Hacivat olmuştum ben..Kostümü tamamlamak üzereyeleğe ihtiyacımız vardı,Dilek'in annesi yelek verebileceğini söyledi..(ki bakınız fotodaki yelek :D) yakın olan evlerinden yeleği annesinin "Dilek görmesin saklayın"tavsiyesiyle ablamla saklayarak çıkmıştık :D
Kendi halinde,kimseye ne bir zararı oldu,ne bir kötülüğü dokundu...
2.sınıfa dair hatırladığım bir anı yok,zaten ikinci sınıfı okuduktan sonra,ablamın ortaokula geçmesi(bulunduğumuz ilkokulun ortaokulu iyi değildi)..O yüzden zamanında babamın ortaokulu okuduğu ilkokula halamın kızları ve ablamla başladık...bir kaç sene sonra(orta okula geçtiğimde),tüm eski arkadaşlarımın bizim okula aynı sebepten nakil geldiklerini öğrendim :D
7.Sınıfta aynı sınıftaydık Dilek'le...Her şeye rağmen pek muhabbetimiz yoktu...O günlerden tek anımsadığım,acı bir gündü,fakat bildiğimiz bir şey yoktu...Tenefüs çaldığında Dilek'in hıçkırıklarla öğretmenimizin boynuna sarıldığıydı...
O günden sonra,içime işledi hıçkırığı,kendisi bilmez,fakat biliyor şimdi..
8.sınıfta onunla ilgili birkaç şey hatırlıyorum..Takmıştım kafaya,sınıfımıza özel site açacaktım,ama önce foto çekmeliydim...."Ya Emre Çekme Yaaaa" derken ki verdiği surat ifadesi hala en nadide albümümde saklıdır :D
Yılbaşıydı,çekiliş yapacaktık,banada Dilek çıkmıştı,ona ters döndüğünde havlayan bardaklardan almıştım,fakat o gün sıranın altına koyduğunda,gerizekalı Oğuzcan'ın matematik sınavı öncesi sıraya abanması ve çevirmesi ile bardak düşüp kırılmıştııı...
Sonraları Net ortamında devam etti arkadaşlığımız,inanın dahada güçlendi hemde,buluşmalar,Burger'ler :D he bide şu Meşhur MUHABBET KUŞU vakasını anlatmadan edemem...
Hayvan besleme amacına kendini adamış olan Dilek arkadaşım,kankam :D benimle fikir alışverişinde bulunmakta..ona önerdiğim "balık al" tavsiyesi üzerine balıklara yaptığı zalım işkenceden bahsedince,o sessizliğinin içinde bir Testere bir I Want To Play A Game yattığını anlamıştım...
Muhabbet kuşu al,Kadıköy'de 15 tlye demiştim..bunun üzerine beraber gidip saatlerce dolaşmış olmamıza rağmen 15 Tl'ye kuş bulamamış ve tıpış tıpış eve dönmek zorunda kaldığımızdı..He birde o gün Burger'de gittiğimizde yandaki adamın eşantiyon olarak verilen ketçap ve mayonezi iade ederek parasını geri almak isteğiydi,bilmem hatırladın mı :D Burdan kendisine selam eder alnından öperim :) Teşekkür ederim :)
Bu arada kendisi tam bir sene boyunca sınava çalışmak bahanesi ile facebook ve telefon kullanmamaya başlamış ve görünmez olmuştu :D Face'ni açmadan bir gün öncesini kendisini rüyamda görmüştüm :) Buda böyle bir ilginç olay efendim :D
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)