Sayfalar

31 Mayıs 2011 Salı

Eylül Çocuğu !

   Hep sizlere yakın geçmişte olanları anlattım,nedendir bilmiyorum içimden daha eskilere gitmek geldi...Çook Eskilere,benim için kaybolmaya yüz tutmuş anıları,çok mutlu olduğum günleri sizlere anlatacağım...   

BİR SONBAHAR GÜNÜ...

   Dünya'ya kardeşim ve ablam gibi sunî bir sancı,ebenin vurduğu hayatta yediğim ilk silleyle açmadım gözümü,anacım beni erkenden fırtlatmış çünkü:
18 Eylül 1994/Kadıköy..
   Yağmuru,yağmur yağmış toprağı ve yağmur yağmış toprak kokusunu sevmemi buna bağladım..Ben Eylül çoçuğuyum derim...
   Küçükken o kadar yaramazmışım ki,yapma etme derken bi bakmışsın olmuş bitmiştir o...Gelelim hatırlamadığım çocukluk günlerimden aileden anektot alarak anlatalım bakınız:BABANNE KİŞİSİ VE ÇANKIRI ŞİVESİ...
"Bir köpeğimiz vardı..adı Coni Coni,öyle akıllı öyle akıllıydı ki bilimiyon...Çocukları hiç sevmiyodu,hele senin adaşın vardı senlen yaşıt,bizim bahçaya girmiş,Coni çocuğun göbeğinden tuttuğu gibi..."
diye anlatıyor olayı...
Johny öyle bir köpekmiş ki; çok temiz,kirli kaptan yemek yemez,tualetini temizler,denilenleri anlarmış,çok insancıl ama bildiğiniz çocuk düşmanı,ablama dahi hırlarmış fakat ne yaptıysam hayvana beni öyle çok severmiş ki;
-Ağzını açıp kafamı sokarmışım,ısırmazmış,
-Sopayla kovalarmışım,dönüp havlamazmış,
-Annemin kızartmalık hazırladığı çiğ patatesleri kaçırıp bi ona yedirir bi kendim yermişim..
Sonra ne olduysa o tertemiz köpek,pis,dişi bir sokak köpeğine takılmış,sonra gecekondudan taşınırken satmak zorunda kalmışız...Bu olaylar yıllar sonra anıldığında babam onu gördüğünden "onu zincire bağlı gördüm,bi çingenede,beni hemen tanıdı,boynundaki zinciriyle uğraştı durdu...açamayınca vızıklamaya başladı...içim gitti..."diye gözleri dolarak bahsetmişti...
  Herşeye rağmen onu hatırlamak isterdim,hayatta sadık dostlar bulamadıktan sonra...
Eylül çocuğu demek sanki biraz küfreder gibi oluyo belki ama her şeyden öte sağlam bi tanım benim için...
Hele şu mayıs ayında şu son bi kaç gündür yağmaya bağlayan yağmurlar yok mu,o kadar çok özlemişim ki,bana her şekilde İstanbul'u ve geçmişimi hatırlatıryor...
   Ben aslında gecekondudan taşındıktan sonrasını hatırlamaya başlıyorum...
   Oturduğumuz mahallede çoğunlukla sizden iyi olmasınlar Çorumlular vardı...Hepsi iyi insanlardı...her şey bi yana komşuluk ilişkileri çok iyiydi...11 sene sonra babaannemin yaptıklarına dayanamadan annemin taşınma ısrarları ile,evden daha önce aldığımız bir televizyon,bir buzdolabı,bulaşık makinesi,çamaşır makinesi ve ranzalarımızla taşındık,annemlerinse ne yatakları vardı,ne yorganları...Daha bir çok şeyi taşındığımız zaman almıştık...
ÇORUMLULARIN EVİ...
  Hani Çorumluların oturduğu mahalle demiştim.Mahallede hatırladığım arkadaşlarım Enes,Kadir,Songül,Sümüklü Mehtap ve Mert...Enes binada oturan bi teyzenin torunuydu,arada sırada gelip giderdi,Kadir kapı komşumuzun oğlu,Mert hemen evin bitişinde ki evde,Songül bir iki ev aşağıda,Mehtap ise Songüllerin evinin karşısında oturuyordu...
  Arkadaşlığımız o kadar güzeldi ki oynamadığımız gün hemen hemen yoktu...Evimizin karşısı hafif tepelik ve çayırdı(taşındıktan sonra oraya park yaptılar),Kar yağdığında çok güzel olurdu orası...
  Evde oturduğum zamanlarda kendi kendime oynar,okuldan gelicek olan ablamı bekler,geldiğinde kulağına çöp kutusu diye tükürür onunlada yetinmeyip yere yatıp küçük küçük tükürür,tükürükler yüzüme değerken hediye yağıyor diye bağırırdım...
  Akşam olur önce babaannem gelirdi.Babaannem bir poliklinikte hemşire/kalfa arasındaydı,sürekli patronu "Kel Hikmet"ten bahsederdi...Ardından kahveden veya karı-kızdan dedem gelirdi,işten babam en sonunda da göt sürtmeden amcalarım gelirdi,anlayacağınız bütün evin yükü babamdaydı...DEVAMI GELECEK...

22 Mart 2011 Salı

Hayyyy Hak!!!

 Evet...
Uzun bir zaman(te baya uzun bi zaman) sonra yine burdayım...
Baya şey oldu sizlerden ayrı kalalı...
Annemmmm,yazık gı...
Evvela sınıfta hala mutsuzum,anlık sıkıntı basıveriyor çevremi...Bu arada 4 tane zayıfım var..Sırasıyle
               -Bütçeleme
               -Dış Ticaret Muhasebesi
               -Genel Muhasebe
               -Matematik...
Arkadaşım benim sorunum sınavlarla,bu derslerdeki konuları anlamamakta geri zekalılık...Hele hele ilk yazdığım derste sınav soruları veriliyorsa...Ama ne kadar çalışsamda,soruları bilsemde yapamıyorum...Ne zaman ki sınav kağıtları geliyor benim bilgiler uçup gidiyor..Ne yapcaz şimdi...?..Kopya çekmeyi beceremiyorum zaten(Hiç yakalanmadım ama çekemedimde..)
               Karne gününden bir gün önce koşa koşa gittim İstanbul'a.Yol macerasıda cabası...
Manisa'dan geçiyorduk...Balıkesir'e 30 km kala...Çok saçma bir şekilde kendimizi bi anda kar ve yoğun sisin içinde bulduk...Bense yol boyunca,(reklam olmasın) Pammıkkale otobüslerinde tv'li koltuklarında usb'me attığım şarkılarla ve okuduğum gerilim kitabı ile yolu devam ediyorduk...dediğim gibi bir anda soğuk ve sisin içine girdik...Herkes korkmaya başlamıştı...O sessizlikte hafif bir ses..bu..bu müzik sesiydi..evet evet müzikti,yanımdaki abiden geliyodu bu ses "dur lan iç sesim neymiş bu müzik"...HELE HELE HELE ANTEPLİM,GEL YANIMA.........
  Facebook profilime yazdığım gibi "Pammıkkale Otobüs Bileti Gidiş-Geliş 90 TL,Yolda Yemek İçin Alınan Bir Adet Simit,Bir Adet Pizzacık ve Bir Adet Üçgen Peynir 1.70 TL...Şu anda Sisin İçinde Kaza Yapma İsteği Paha Biçilemez"....
Tamam onu geçtim...Bu bahsi geçen abi Manisa'da binmiş Yalova'da inmiş ve yine Yalova'da birisi daha bindi...önemseyip kafamı döndürmedim ama merak ya bu...gırrrrrrrccc(kafa döndürme efekti)...(İç Ses)-Hayyy Başımaaaa satanist lan bu..Töbe Yarabbim...Allah'ım sen günahlarımı affet yarabbim...(Bu sırada bu herifin beni öldüreceğine o kadar inanmıştım ki çünkü bknz : 5 Dk Önce):
-(satanist abi):Alooo
-Hııhıhı..evet...
-Bilmiyorum...
-(Bana bakarak)bembeyaz boğazı var...evett..
-Saçlarından tutacan gırtlağını gericen kesicen kurbanlık bıçakla...
(Benim kafa pencere tarafına dönerr...ve uyuma taklidi...zzzzz)
..........
Güzeldi...Gezi ekibiyle buluştuk(yine bir kısmısyla tabiki)...Galata köprüsünün sonunda yemek yedik..Galata köprüsünün direğine herkesin yazdığı gibi numara yazıyım dedim ama evvela sevmediğim birisi olmalıydı..buldumm...dayım..:D
Ve aynen yazdığım satırlar....
"TE ARA BENİ BOYA BENİ MORE.." MAKEDONYA GÜZELİ ŞEYMAA..."...