More Bir Bilsan Nasıl Günleridi Geçirmişım
Aklımi Yemedım Ya,Şükürler Olsun Rabbime,
Ben Bugünlere Geldıysam Allah'ımin Yardımiylan Gelmişım,
Sen Yat Kalk Halina Şükret,Daha Sen Gürmedın Buralarda Küti Şeyler..
Unutma Kızancım,Sen Hep Suçlisın..
Çünki Buralarda Türk Olmak,Hele Bir de Müslüman Olmak...
SUÇTUR MORE... SUÇTUR...
Geçirdiğim nöbetten sonra uyumak üzereydim,halam yavaşça geldi odaya "more kızancım,uyudun mi ?" dedi,olanca uykumda kaçtı...
O zamana kadar hiç sormamıştım,kimdir neyin nesidir ? Halamla geceleri oturur kahve yapar,sabah ezanına kadar oturur konuştuk..Bana başından geçenleri,Binbir Gece Masalları gibi uzun uzun anlattı..Anlattı ki bilinmeyenler gün yüzüne çıksın diye...Benide buna elçi kıldı..Bana ise elçilik görevlerini yerine getirmek düşer..
"Bu yazı dizisinde,sizlere halamın karışık dönemlerde,yaşadığı üzüntüleri,o savaşları,savaşa rağmen yaptıkları düğünü ve yaşadıkları sevinçleri,Bosna'da düşen bombalar arasında gece gece söylediği türküleri,Bulgaristan'dan kız kardeşini kaçırışını paylaşıcam..."
1943'te kurulan Yugoslavya toprakları arasındaydı memleketim Makedonya.
Adı Sosyalitiçka Republika Makedonija Yani Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti..
Halam Gülümser doğduğunda cumhuriyet daha on yaşındaymış. Annesi Gülümser olsun demiş adına..Daha sonra sandıktan çıkarıp her baktığında acıları tazelenecek olan Yugoslavya kimliğinde yazan koca puntolarla "Gjuljumser Kjazımovic"(soyismi 1991'de Makedonya bağımsızlığından sonra Kjazmovska,evlendikten sonra Kadijevska olmuştur) çoktann hayat gailesi içinde yerini almıştı ..Ailesi Bitola yani Manastır'ın(Atatürk'ün İdadiyi okuduğu bugün müze olarak kullanılan Manastır Askeri İdadisi'nin bulunduğu ve yine Bitola adını taşıyan Makedonya'ya bağlı şehir) sayılı ve zengin Türk ailelerinden..Gülümser Halam,rahmetli dedemin,dedesinin babasının amca kızları olur..Hürmeten hala deriz bizde.
Önce Albansku Shkola yani Arnavut Okulu'na yazılmış halam,bakmış böyle olmayacak rahmetli babası onu bir Sırp okuluna yazdırmış..Güzel Yugoslavca konuşabilsin diye,tabi ki Türkçe'yi unutmadan buna mütevellit orta okulu Türkçe okumuş.1972 Yılında Yugoslavya/Slovenya Ljubljana Üniversite'sinde "Tiyatro-Radyo Bölümü"nü okumuş,ardından mezun olduğu 1976 tarihinde Yugoslavya/Kosova Priştine Üniversitesi'ne bağlı İpek Kampüsünde ekonomi okumuş..En sonunda hayali olan Sosyalist Üsküp Türk-Arnavut Tiyatrosu'na adım atmış..Başta Türkçe ve Arnavutça olmak üzere Sırpça,Makedonca oyunlar sergilemişler..Müşerref teyzemle beraber senelerini geçirmişler,turneden turne koşmuşlar Türkiye'ye bile gelmişler...
Yugoslavya döneminde bir çok akrabamız kimileri 1950-55 döneminde Türkiye'ye göçmüş bizlerin 1913'te göçtüğümüz gibi,kimileri Bosna'ya,Kosova'ya,Karadağ'a,Sırbistan'a gitmiş çalışmak için..Halalarım;Bulgaristan/İslimiye(Sliven)'ye,Biri Kosova/Priştine'ye gelin gitmiş,diğeri Bosna'ya yerleşmiş kocasıyla.Diğerleri de Makedonya içinde farklı illere evlenip yerleşmişler..Bir tek Gülümser Halam bırakmamış baba ocağını,babasının evine ve soyuna sahip çıkmış..Ljubljana Üniversitesi'nden mezun olunca köyün Arnavutları'ndan Halil Arif enişteme kaptırıvermiş gönlünü..1980 yılında Yugoslavija kurucusu Josip Broz Tito ölmüş,1982 yılında ise halam eniştemle dünya evine girmiş..Beş çocuğu olmuş.
"Bana bak ben çok yorulmişım artık,uykumda geldi..lazım artık yatalım halacım..Ben sana yine yarın anlattırırım eniştenle nasıl anlaşmişım,nasıl evlenmişım,eniştenle vakti zamanında aramiza giren o geçen gün kafasıni yardigım Ruhiye'yle neler oldi,neler bitii..Ayde Allah raatlık versın,Rabbime emanetsın..."
Yaşadığı acıların rehavetiyle yaşlanan meşhur kırk odalı konağın yaşlı kapısı gıcırdadı,ve en son gördüğüm bir ışıktı kapanan kapıların arasından sızan...
Ljubav...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bakın abidik gubidik yorumlar istemiyorum...sonra Ljubav abi niye yayınlamadın yav gözünü sevdiğim diyenlerin gözünü morartır..mor mor kasnağa gerer patiska gibi işlerim oğa göre haa..